Başarının Zeka ile doğru olmayan orantısı

Twitter0Facebook0Google+0

Zeka , “kim zaman” zor olanı başarmanın çıktısı değil , kolay olanı kolayca yapıp ve yine

büyük bir kolaylıkla skoru tahtaya yazmak olmalı .

Geçtiğimiz günlerde bir toplantı dönüşü yolum kavacık tarafına düştü , saat : 11: 30 civarıları idi . Öğle vaktine yakın malumunuz yemek yiyecek bir yer bakarken güzel bir dönerci fark ettim ve kapıdan içeri girdim .

1 yeni ziyaretçi  / organik arama .

Girdiğim dükkanın ortasında ilk dikkatimi çeken garsonlar olmuştu ; 20 tane garson bir futbol takımının maç öncesi motivasyon toplantısı gibi kafa kafaya vermiş yaklaşık 100 masalık salonu paylaşıyorlardı . A-B sırası benim , C-D sırası senin , içecekler sizde , ayranlar hazır mı …

Yazılım , IT , Yönetim , Depo …, kor-di-nas-yon

Saat 11:55 civarıları yaklaşık 250 m2 lik dükkanın 4 Farklı noktasında oldukça büyük dönerler hazırlanıyordu, siparişimi verip beklemeye başlamış iken ;  garsonun birine günde yaklaşık kaç kg et sattıklarını büyük bir merak ile sordum  günlük ortalama 800 kg döner sattıklarını söyledi ..

Stok Fazlası sıfır , Stok devir hızı mükemmel ve Sell in = Sell Out

11:40 gibi girdiğim dönercide 3 tane müşteri var idi ; 12:15 de müşteri sayısı 100 e çıktı  ve ben yemeğimi yiyip çıkarken 250+ kişi ful dolu salon ve ayakta sırada bekleyenler vardı .

Talep Fazlası , PR , viral , kulaktan kulağa gözden göze ..

Sattıkları tek şey dönerdi , butik iş yapıyorlardı ! Hani bizim yeni yeni keşfettiğimiz “niş iş modelleri var ya” .

Niş Siteler : Bu siteler müşteriye şu mesajı verir; diğer sitelerde de aynı ürünler var ama ben bu konuda profesyonelim sadece bu kategoriye özelim ve sadece bu ürünleri satıyorum. Buna özen gösteriyorum yani ilerde de özen göstereceğim benim müşterim olursan bu konuda sana daha fazla yardımcı olabilirim. Lütfen şimdi ürünleri sepete at ve ilk siparişini ver.” kitabımdan

Şimdi buraya gel dönerini ye ve sana hazırladığım bu lezzet ile benim ” returning visitor” um olacaksın zaten .

Conversion Rate  %99 ,

Hesabımı ödeyip dükkandan çıktıktan sonra  başarıyı ayakta alkışlamak istedim . 4 Yıllık da mazisi varmış dükkanın !   Bugüne kadar bir çok girişimci ile tanışdım , bazılarının fikirlerini dinledim , inceledim , yaşayarak gördüm …

Özellikle e-ticaret/yazılım/game/app gibi konu başlıkları dahilinde atom parçalamaya kadar varan 300 beygir motivasyon ile yorulan/yakılan kafalar aklıma geldi .

Eti ekmeğin arasına koyup yanında buz gibi sulu yoğurt ile satarak herkesin hedefi olan para kazanmanın aslında zaman zaman basit yollar ile gidilmesi gereken bir alan olduğunu düşündüm . Tabi hedefinizde para kazanmak var ise ?

” ama biz dönerci olmak istemiyoruz ki , sevdiğimiz için bu işi yapıyoruz/kafa yoruyoruz … “

Burada anlatmak istediğim dönerci olmanız değil  ; düz ve basit olmanız . Basit olmak herkes gibi olmayı getirmez !

Dünyada binlerce futbolcu var değil mi ? Uçan futbolcu gördünüz mü hiç ?  hepsi aynı şeyi yapıyor ama ronaldo ile messi ile farklılaşıyor ama temelde hepsi aynı , elle taşımıyorlar topu , oyunu kurallarına göre oynuyorlar yani kuralları değiştirmek değil kendilerini geliştirmek yaptıkları şeylerden biri öyle ise .

Temelde farklılaşmaya çalışırsanız projelerinizin benimsenmesi özellikle de bizim gibi ülkelerde ( muhteşem bir proje bile olsa ) ters tepebiliyor. Temel kuralları yerinden oynatmak değilde , o kuralların etrafına çekim gücüne uygun iş modelleri geliştirmek en doğrusu . Basit düşün  , basit düşün ses getir . 

Bu arada tabi ki ; büyük icatlar yapalım , yeni teknolojilere en iyi şekilde ayak uyduralım , girişimcilik zaten benim ruhuma işlemiş bir durumda bundan dolayı bu yazının tamamını iyi özümsemek lazım .  Ben burada başka bir mesaj vermeye çalışıyorum ve eminim birileri bunu doğru şekilde alacaktır.

Sevgi ile ,

 

Steve Jobs, 2006

“Yaratıcılık, birşeyleri birbirine bağlamaktır. Yaratıcı insanlara bir şeyi nasıl yaptıklarını sorduğunuzda, kendilerini biraz suçlu hissederler çünkü aslında bunu onlar yapmamıştır, onlar sadece bir şey görmüştür.”
Steve Jobs

 

Maslow, gereksinimleri şu şekilde kategorize etmektedir.

  1. Fizyolojik gereksinimler (nefes, besin, su, cinsellik, uyku, denge, boşaltım)
  2. Güvenlik gereksinimi (vücut, iş, kaynak, etik, aile, sağlık, mülkiyet güvenliği)
  3. Ait olma, sevgi, sevecenlik gereksinimi (arkadaşlık, aile, cinsel yakınlık)
  4. Saygınlık gereksinimi (kendine saygı, güven, başarı, diğerlerinin saygısı, başkalarına saygı)
  5. Kendini gerçekleştirme gereksinimi (erdem, yaratıcılık, doğallık, problem çözme, önyargısız olma, gerçeklerin kabulü)
Bu yazımı beğendiyseniz, RSS ile yeni yazılarımdan haberdar olabilirsiniz. Gmail hesabınız varsa tüm beğendiğiniz siteler için Google Reader kullanabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

E Ticaret © 2012, Tüm yazıların hak ve sorumluluğu Hakan Yalçın'a aittir.